Spotify’daki sped up songs listesinin bir milyon takipçisi var. TikTok’ta spedupsounds hashtag’i 9.6 milyar dinleme almış. YouTube’de saatler süren sped up mix’leri her yerde. Neden insanlar şarkıların yüzde 150 hızlandırılmış versiyonlarını seviyor? Hatta bunun için çıldırıyor?
Bir süre önce slowed-down versiyonlarla ilgili yazmıştım. Normal şarkıların yavaş versiyonları şarkıların orijinal versiyonlarından fazla dinleniyor. Şimdi de hızlı veriyorlar rekora koşuyor.
Trend firmalar için çok cazip. Bu hızlı tüketim dünyasında önce şarkı çıkıyor. Sonra yavaş, sonra da hızlı versiyonu. Böyle tek şarkıdan üç şarkı elde ediliyor. Şarkı farklı kitlelere açılıyor ve dinleyici sayısını çoğaltıyor. Yavaşlatınca duygusal, hızlandırınca neşeli oluyor.
Aynı Melih Kibar’ın zamanında “Hababam Sınıfı”nın tema müziğinde yaptığı gibi. Mahmut Hoca hastanede, yavaşlat. Mahmut Hoca iyileşti, hızlandır.
Şaka bir yana sped up versiyonlar bir şarkıyı bir süperstar DJ’e milyon dolar vermeden şarkıya yeni bir ivme kazandırıyor. Dünyanın dört bir yanında da ve elbette Türkiye’de de slowed down ve sped up mix’ler yapan amatör prodüktörler var ve kanalları inanılmaz stream alıyor.
Şarkılar çıkar çıkmaz bu versiyonlar da artık yanında geliyor. Birçok insan şarkının orijinalini değil, hızlı ya da yavaş versiyonunu önce duyuyor. Bu işlem sadece yeni şarkılara yapılmıyor. A-Ha’nın “Take On Me”sinin dahi sped-up versiyonu var internette.
İnternete girip bu tip hızıyla oynanmış şarkı mix’leriyle karşılaşırsanız işte nedeni, nasılı budur.
